MANGALIN ZARARLARI-Mehmet ÖZ

Siz doktorları olarak, ızgaralarımızı (mangal) ekimden önce depoya kaldırdık. Ama geçen hafta Chicago'dayken bir apartmanın gökyüzüne yakın üst katlarında, mangal yapan bir adam gördük... Soğuk havada şapka ve parkayla barbekü yapan birisi sizi de şaşırtır, değil mi? Görünen o ki, Chicago'lular yalnız değil... Amerika'nın kuzey doğusundaki insanların üçte biri aynısını yapıyor. Orta Batı'dakilerin yüzde 40'ı da kışın mangal yapıyor.

ISININ ÖNEMİ BÜYÜK
Oysa; koyun, dana, tavuk, hindi ya da balık etini ızgarada pişirmek 'sıcak' bir iştir. Yüksek ısıda pişirmek 'Heterocyclic Amine' (HA) denilen maddeleri oluşturur.

Bu maddeler de kansere yakalanma riskini yükseltir! Haşlamak ve tavada kızartmak da, pişirme ısısının tehlike sınırının üstüne çıkmasına yol açabilir ama ızgara; bu ısının HA yaratan düzeye' daha çabuk gelmesini sağlar. HA oluşumunu azaltmak için yapmanız gerekenler ise şöyle sıralanır:

BUNLARA DİKKAT EDİN
* Etin yağını ayıklayın: Izgaraya damlayan yağlar, duman yaratır. Bu duman da eti sarıp, HA oluşumuna yol açar. Eti yakmaktan da kaçının.

* Eti marine edin: Bu işlem, eti yüksek ısıdan korur. Zeytinyağı, susam yağı, sirke veya hardal kullanılarak yapılan marine işlemi eti nemli tutar. Bu da HA oluşumunu engeller. Eğer, şurup ve şeker eklenerek yapılmamışsa barbekü sosu bile işe yarar.

* Mikrodalgada pişirin: Eti ızgaraya koymadan önce bir buçuk-iki dakika mikrodalgada tutarak suyunu atmasını sağlamak, HA oluşumunu yüzde 90 engeller. Çünkü etteki su; kreatin ve aminoasit içerir. Bunlar da yüksek ısıda pişerken HA oluşturur.

* Eti her üç dakikada bir çevirin: Bu işlem, etin yüzey ısısını düşük tutarak, 'Heterocyclic Amine' oluşma hızını düşürür.

* Mönüye sebze ekleyin: Karnabahar, lahana, brokoli, Brüksel lahanası gibi sebzeler HA'lara karşı birebirdir. Izgara et yediğiniz zaman, tabağınızı mutlaka bu sebzelerle doldurun. Hatta ızgara yapmadığınız zamanlarda da...


TİROİD HASTALIĞI-Mehmet ÖZ

Düzenli beslendiğiniz halde pantolonlarınız dar gelmeye başlıyorsa tiroidinizi kontrol ettirin. Eğer tiroit beziniz az çalışıyorsa, her geçen gün daha az kalori yakacağınız için beliniz mutlaka kalınlaşacaktır!..

Doğru besleniyorsunuz, spor yapıyorsunuz ama yine de pantolonlarınız gün geçtikçe daha çok sıkıyor. Kuru temizlemecinizi, çatalınızı ya da karın çalışma aletinizi suçlamayın. Hemen doktora gidenek tiroit bezinizi kontrol ettirin. Eğer tembel çalışıyorsa (ki milyonlarca Amerikalı'nınki öyledir...) en sağlıklı çözümlerle bile siz kilo almaya devam edersiniz.
* Tiroidiniz aylak aylak vakit geçiriyorsa, birçok şey ters gidebilir... Ama bu belirtiler öyle sinsidir ki insanlar ancak kilo almaya başlayınca, bir şeylerin ters gittiğini fark edip doktora koşarlar.

HEMEN TEST YAPTIRIN
* Tembel tiroit belirtilerini; cilt kuruluğu, eklem ve kas ağrıları, soğuğa karşı dayanıksızlık, yorgunluk, cinsel dürtülerde değişiklik, adet dönemlerinde düzensizlik ve hatta depresyon olarak sayabiliriz.
* Fakat daha kaliteli uyku ve daha çok azim size yardımcı olmayacaktır... Size faydası dokunacak tek şey, gidip hemen bir tiroit testi yaptırmaktır. 40 yaşının üzerindeki kadınlar en büyük risk grubunu oluştururlar.
* 50 yaşından sonra kadınların yüzde 10'u tembel tiroit yüzünden zor günler geçirirler ama pek çoğu bunun farkında bile değildir. Ve bu, gün geçtikçe daha da artarak büyüyen bir problem haline gelir. 60 yaşındaki kadınların yüzde 15'i ile 20'si ve erkeklerin yüzde 5'i anormal yavaş çalışan tiroit bezlerine sahiptir.

TAM BİR KISIR DÖNGÜ!
* Her ne kadar buna yol açan sebepler kesin olarak bilinmese de bugün şu kadarını biliyoruz: Kilo almak da tiroit bezinin çalışmasını yavaşlatan bir sebep. Kilo aldıkça tiroit yavaşlıyor ve tiroit yavaşladıkça kilo alımı artıyor. Nasıl? Tam bir kısır döngü değil mi?
* Temel olarak, tiroidiniz; yani boynunuzun alt kısmında bulunan minik bir beziniz, metabolizmanızı kontrol eden bir tür hormon salgılamaktan sorumludur. Metabolizmayı kontrol etmek demek; kalbinizden ciğerlerinize, davranışlarınızdan ruhsal sağlığınıza kadar her şeyi etkileyebilir demektir. Eğer tiroidiniz yavaşlarsa, her geçen gün daha az kalori yakacağınız için önünde sonunda bel çevreniz kalınlaşacak demektir. Prof.Dr. Mehmet ÖZ

ENDOKRİNOLOGLAR NE DİYOR?
Halsizlik ve Kiloda değişiklik varsa :

Tiroid hormonu almak, kemik erimesi yapar mı?
Uzun süredir ve yüksek dozda tiroid hormonu kullanıyorsanız ve ailenizde kemik yoğunluğu sorunları çok görülüyorsa, egzersiz yapmıyor, yanlış diyetler uyguluyor, yeterince kalsiyum almıyor, fazla sigara içiyorsanız uzun sürede bir risk oluşturabilir. Böyle durumlarda kalsiyumu yüksek gıdalarla beslenmek, hatta gerekirse başta kalsiyum olmak üzere beraberinde magnezyum, çinko, boron ve D vitamini almak yararlı olabilir.

Tiroid mutlaka kilo yapar mı?
Eğer tiroid beziniz normal çalışıyorsa kandaki T3, T3 ve TSH normal seviyedeyse tiroid hastalıklarında kilo sorun olmaz. Ama tiroid bezinin yavaş çalıştığı hipotirodi (Yani bu hormonların düşük, TSH'ın yüksek olduğu) varsa kolay kilo alabilirsiniz. Tersine bu hormon düzeyleri yüksekse, gayret etmemenize rağmen zayıflarsınız. Eğer tiroid hormonlarınız yetersizse kilo vermekte zorlanırsınız. Bazen de premenopoz ve menopoz dönemlerinde tabloda birçok şey normal gözükmesine rağmen özellikle Haşimato tiroditi'nde kilo vermek zorlaşabilir. Tiroid sorunu olanlar hekim kontrolünde uzun kullanımda bazen ara vererek, selenyum vermek, tiroid fonksiyonlarını destekleyebiliyor.

Tiroid ilaçları nasıl alınmalı?
Tiroid hormon haplarının aç karnına alınması gerekiyor, emilim çok daha kolay oluyor. İlacı her gün aynı saatte almaya gayret edin.
Tiroidin az çalışması ne gibi bulgular verir?
Kilo değişiklikleri, yorgunluk, halsizlik, ellerde titreme, terleme, uyku bozuklukları, solukluk, bitkinlik, saçlarda kuruma, seyrekleşme, size bir tiroid sorununuz olabileceğini düşündürmeli.

Bütün tiroid nodülleri ameliyat mı edilmeli?
Buna mutlaka iyi bir endokrinoloji uzmanı karar vermelidir. Bütün tiroid nodülleri, kanserleşme riski taşımaz. Eğer hekim uygun görürse biyopsi yapar, biyopsi patolojiye gider ve onun sonucuna göre karar verilir.

Sigarayı bırakınca kilo aldıysanız

Sigaranın içindeki nikotin tiroid fonksiyonlarını canlandırdığı için gizli hipotiroidiyi maskeleyebiliyor. Sigara tiryakisi olup aniden bırakanların bir kısmının birden kilo almalarının nedenlerinden biri nikotinin tiroid fonksiyonlarım canlandırıcı etkisinin ortadan kalkmasıdır. Bazı kişilerde sigarayı bıraktıktan sonra hızlı bir kilo artışı oluyorsa, o zaman bir hekime başvurmak, serbest T3, serbest T4 serbest TSH, TPO ve anti TPO tahlillerini yaptırmakta yarar var.


KALP SAĞLIĞI İÇİN 5 ÖNERİ-Mehmet ÖZ

Prof.Dr. Mehmet ÖZ - Keyifli ve sağlıklı sofralar için ailece toplanmak tabiki en iyisi ama yenecek gıdalar da çok önemli! Kalp sağlığınız için elma, ceviz, susam tohumu, somon balığı ve fasulyeyi sofranızdan eksik etmeyin.

Kalbinizi sağlıklı tutmak için çiğ balık ya da bulması zor sebzeler yemeniz gerekmiyor... Tabi istemediğiniz sürece! Bunun için her yerde bulunabilen ve kalbinizi seven bu lezzetli yiyecekleri tüketmeniz yeterli.

1. KIRMIZI ELMA:
Bu meyve, kötü kolesterole mucizevi şekilde iyi gelen fenolik bileşenleri açısından oldukça zengindir. Fenolikler; kan yağını sabit tutarak, daha az oksidize olmalarını sağlar. Bu sayede kandaki yağın atardamar duvarlarına tutunarak, damarların tıkanmasını önler. Tabii kalbiniz, kırmızı elma kadar diğer meyveleri ve sebzeleri de çok sever.

2. SUSAM TOHUMU:
Beş gün boyunca düzenli olarak günde üç yemek kaşığı susam tohumu tüketen kadınların total ve kötü kolesterollerinin düştüğü görüldü. Susam tohumu ayrıca kalbi koruyan E vitamini açısından zengindir. Hücre hasarına yol açan kan seviyesini de düşürür.

3. CEVİZ:
Araştırmalar, günde yaklaşık 30 gram ceviz tüketmenin, kalp rahatsızlığına yakalanma riskini, yüzde 60 gibi yüksek bir oranda azalttığını gösteriyor. Tüm sert kabuklu yemişler sağlığınız için yararlıdır ama ceviz en iyisidir. Çünkü yüksek oranda; trigliserit seviyesini düşüren, kalp atışını düzenleyen, aşırı pıhtılaşmayı önleyen, hatta tansiyonu düşüren Omega 3 yağ asidi içerir.

4. SOMON BALIĞI:
Bunlar gibi yağlı balıklar, kalbi koruyan Omega 3 yağ asitleri açısından zengindir (cıva ve PCB bu balıklarda düşüktür). Haftada üç kere bu balıkları tüketmeye çalışın.


5. FASULYE:
Lif zengini olan fasulye çeşitleri, kalp hastalıklarına yol açan 'C reaktif protein' seviyesinin düşmesine yardımcı olur. Yarım kasesinde 7 gram lif bulunan siyah fasulyeden her gün 25 gram tüketirseniz, günlük lif ihtiyacınızı karşılamış olursunuz. Kuru üzüm, armut, brokoli, bezelye ve mercimek de lezzetli seçeneklerdir...

MEHMET ÖZ'ÜN ÖNERİLERİ :
Genç damarların sırrı kabakta saklı
Kabak ; sinirlerinizin ve kaslarınızın iletişime geçmesini sağlayan potasyum açısından çok zengindir. Damarlarınızın yaşlanmasını da yavaşlatır.

Kalbin ve böbreğin düzgün çalışmasını sağladığı için de tansiyonu düzenlemeye yardımcı olur. İştahınızı kontrol altında tutmanızı sağlar.

Küp küp doğranmış bir kap kabak; 900 miligram potasyum içerir ve günlük 3 bin mg tüketmenizi tavsiye ettiğimiz bu mineralin bir kısmını lezzetli yoldan almanızı sağlar.

Kabağın kalorisi çok azdır ve lif açısından zengindir. Yani kabak yerseniz hem az kalori alırsınız, hem de uzun süre kendinizi tok hissedersiniz.

Yağlı yemeklere hafifleten öneriler
Bazen enfes bir yemeği form koruyan bir lezzete dönüştürmek son derece basittir. Bunun için size tavsiye edeceğimiz küçük değişiklikler ise yıllar sonra tekrar bisiklete binmek kadar kolay! Ve aynı bisiklete binmek gibi ne kadar fazla yaparsanız o kadar kolaylaşıyor ve eğlenceli hale geliyor. İşte favorilerimiz:

BLENDIRDA PÜRE YAPIN
Sostaki fazla suyun kaynayarak yok olmasını sağlayın. Böylece yağ, tuz ya da şeker eklenmesine gerek kalmadan sosun lezzetini artırırsınız.

Pasta yaparken tereyağı yerine elma sosu, kuru erik ya da muz koymayı deneyin. Yağ kullanmayacağınız için bu yöntem kalp sağlığınızı koruyacaktır.

Sebzeleri blendırda püre haline getirin. Böylece çorbalarda ve soslarda çok az krema kullanabilirsiniz ya da hiç kullanmanıza gerek kalmaz. Ayrıca blendırla sağlıklı meyve suları da hazırlayabilirsiniz.

YANMAZ TAVA KULLANIN
Yanmaz tavalar ve ızgaralar, yemeklerinizi daha az yağla pişirmenizi sağlar. Fırın kabını fırına koymadan önce yağlamak yerine parşömen kağıdı kullanabilirsiniz.

Baharatlarınızı henüz tazeyken dondurun. Çünkü taze baharatlar, kurularından daha lezzetlidir. Çoğu baharat altı ay sonra tadını ve kokusunu kaybeder. Böyle durumlarda baharatları tazelemek için tost makinesine koyduktan sonra elinizle ufalayabilirsiniz.


Ev yapımı ketçap çok sağlıklı-Mehmet ÖZ

Makarnaya ya da sosisli sandviçe koyduğunuz ketçap aslında bir sağlık deposu. İçindeki likopenin daha yararlı hale gelmesini isteyenler ketçabı evlerinde yapmalı.

Ev Yapımı Ketçap SağlıklıKetçap şişenizden daha çok yarar sağlayabilirsiniz. Bunun tek yolu, eski şişeyi ters çevirip içinde kalan birkaç damlayı yeni şişeye aktarmak değil! Organik ketçap tüketerek, kalp hastalıkları riskini düşüren likopen alımını artırabilirsiniz. Son araştırmalar, organik ketçabın diğerlerine oranla üç kat fazla likopen içerdiğini gösteriyor. Organik ketçabın her gramında 183 mikrogram likopen var. Diğerlerinde ise 59 mikrogram...

YAĞLA BİRLİKTE YİYİN

Peki bu maddeye niçin ihtiyacınız var.

Likopenin işlerinden biri de hücrelerle kromozomlara zarar veren serbest radikalleri kelepçelemesidir. Ayrıca vücudu terk edene kadar onlara eşlik ederek, kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklara yol açmalarını da engeller. Likopen; guava meyvesi, karpuz, pembe greyfurt ve domateste bulunur ama domatesten şırıl şırıl akmaz! Onu elde etmek için uğraşmak gerekir. Bunu yapmanın üç yolu vardır.

1. Domatesi kesin, küp küp doğrayın ve püre yapın: Bu işlemler domatesten likopen elde etmeyi kolaylaştırır.
2. Bir miktar yağla yiyin: Likopen yağda çözülen bir besindir. Bağırsaklarda emilebilmesi için biraz yağa ihtiyaç vardır. Bu yüzden salatalarınızda zeytinyağı, ceviz yağı ya da kanola yağı kullanın. Karışıma biraz da avokado ekleyin.
3. Isıtın: Isı, likopeni vücudun 16 kat daha kolay emebileceği bir forma sokar.


GENÇ GÖRÜNMEK VE GENÇ KALMAK-Mehmet ÖZ

Genç kalmak çok zor değil!

Prof.Dr. Mehmet ÖZ Vücudunuzun saatini geri çevirmek istiyorsanız, güç ellerinizde! Bu gerçeği araştırmalar da kanıtladı. Orta yaşlı bir kişinin sahip olduğu dört alışkanlık, onu 14 yaş gençleştirmeye denk geliyor. Bu da 50 yaşındaki bir kişinin vücut yaşının aslında 36 olabileceğini gösteriyor. İşte bunun için uygulamanız gereken kolay stratejiler:

Hareket edin: Evet bunu her zaman söylüyoruz ama her hafta antiaging'e yardımcı olabilmesi için üç fiziksel aktiviteyi düzenli olarak yapmalısınız. Bu üç fiziksel aktivite şunlar; yürümek, güç egzersizleri (ağırlık kullanarak), yüzme, bisiklet, aerobik, jogging gibi kalp ritmini hızlandıran egzersizler.

SİGARAYA HAYIR
Sebze ve meyve yiyin: Her öğünde renkleri sayın. Öğünlerinizde en az üç renk olmalıdır. Ama beyaz ve kahverengiyi bu üç renge dahil etmeyin. Domatesin kırmızısı, limonun sarısı ya da marulun yeşilini tercih edin.

Alkol konusunda dikkatli davranın: Alkolü bilinçli bir şekilde tüketmek, kalp damarlarınızı üç yıl gençleştirir. Ancak, ailesinde göğüs kanseri vakası olan kadınlara içkiyi kesinlikle önermiyoruz. Ayrıca ailesinde uyuşturucu ve alkol bağımlılığı olanların da alkolden uzak durması gerer. Kadınlar için günde bir, erkekler içinse bir veya iki kadeh içki yeterlidir.

Kötü alışkanlık yok: Siz içmeseniz bile etrafınızda içilen sigaralar size çok zarar verir. Sigara içilen bir ortama girdiğinizde ve bir saat kaldığınızda siz de en az dört tane sigara içmiş gibi olursunuz. Sigara içen birisi, sigarayı bıraktıktan beş yıl sonra, sigara içilen sekiz yılın yedi yılını geri kazanmış olur.

DUYGULARINI YAZAN MUTLULUĞU YAKALAR
Kalem, botoks'tan daha güçlü bir etkiye sahip olabilir mi? Eğer ilişkiniz hakkında yazmak istiyorsanız, evet olabilir. Haftada üç veya dört gün 20 dakika boyunca ilişkileri hakkındaki derin düşüncelerini yazan çiftlerin; sadece günlük aktivitelerini yazan kişilere oranla aylar sonra bile ilişkilerinin sürdüğü saptanmıştır.

ÖZGÜR HİSSETTİRİR
Ayrıca ilişkileri hakkında yazan kişilerin diğerlerine oranla yazdıklarında çok daha pozitif kelimelere yer verdikleri saptanmıştır. Peki tüm bunlar sizin nasıl iyi görünmenizi sağlar?
Birine bağlılık hissetmek, mutluluğun anahtar noktasıdır. Mutluluk sizin kendinizi daha sağlıklı hissetmenizi sağlar ve bu sayede mutlu ve özgür hissedersiniz. Bu size güven katar ve kendinizi güzel hissedersiniz.

STRESİ AZALTIYOR
Sevgi her zaman insanı en çok tetikleyen duygudur. Söz konusu ilişkiler olduğunda da sevgi kadar kalem ve kağıda da ihtiyaç duyarsınız. Duygularınız hakkında yazmak sizin hayatınızın diğer alanlarında da açıklığa kavuşmanızı sağlar.

Kariyeriniz, aileniz, geleceğe dair planlarınız veya ne isterseniz onu yazın. Ya da bir öğretmeninize veya kardeşinize bir teşekkür mektubu yazın. Önemli konuların üzerine odaklanmanız daha az strese girip sizin daha olumlu hissetmenizi sağlayacaktır.

ŞEKER DÜŞÜRMEK İÇİN TARÇIN
Tarçın; yumurtalı ekmeğin üstüne, elmalı turtanın ve yulaf ezmesinin içine çok yakışır. Ve kan şekerinize de iyi gelebilir. Yapılan bir araştırmada, bir aydan biraz daha fazla süre boyunca günde yarım çay kaşığı tarçın alan kişilerin kan şekerleri seviyelerinin daha iyi olduğu görülmüş.

YARIM ÇAY KAŞIĞI
Siz'e günde yarım çay kaşığı tarçın yemenizi öneririz. Tarçını, şu şekillerde tüketebilirsiniz:
Elma ve haşlanmış armut dilimlerinin üstüne serpin.
Bir tarçın çubuğunu çayınıza, sıcak çikolatanıza veya sıcak soya sütüne koyun.
Keklerin ve tam tahıl ekmeğinden yapılmış tostların üzerine bol bol serpin.
Masada tuz ve karabiberliğin yanına bir de tarçın kabı koyun ve yemeklere tuz gibi ekleyin.


DOĞRU BESLENME ÖNERİLERİ-Mehmet ÖZ

Bayanlar sağlıklı kilolarına kavuşmak ve güzel görünmek için çeşitli yollar deniyorlar. Bunun en temel şartı elbette ki beslenmeyi düzene sokmak. Sağlıklı beslenme yalnızca kilonuzun normale dönmesini sağlamakla kalmaz ayrıca sizi birkaç yaş gençleştirir.

Mehmet Öz tarafından hazırlanan beslenme kurallarını yalnızca yaz ayları yaklaşırken değil tüm yıl boyunca uyguladığınızda hem kilonuzu daha kolay yönetecek hem de beslenmenizi düzene sokacaksınız.

1. Yalnızca acıktığınızda yemek yiyin. Her zaman söylendiği gibi az ve sık yediğinizde hiçbir zaman aç kalmamış olursunuz. Yemek aralarında hafif ve sağlıklı besinler atıştırmak da öğünlerde tıka basa yemeyerek kilonuzu düzenlemenin ilk adımını atmanızı sağlar. Ayrıca akşam yemeğinizi yatmadan en az 3 saat önce yemeniz sizin için çok faydalı olacak.

2. Tabaklarınızı değiştirin. Yemeklerinizde kullandığınız büyük boy yemek tabaklarını küçük boylarıyla değiştirin. Tabi bunun anlamı daha küçük bir tabakla iki tabak yemek yiyerek eşit miktarda yemek değildir. Unutmayın, daha küçük tabak kullanmak porsiyonu azaltmak için size yardımcı olacaktır.

3. Mehmet Öz her gün aşağıdaki yiyeceklerden yemenizi öneriyor: a. Toplamda 9 avuç kadar meyve ve sebze b. En az 20gram fındık(bir avuç kadar) c. Özellikle sabahları yüksek oranda lif içeren tam tahıllı ekmek ya da kahvaltılık gevrek

4. Haftada en az 3 kez balık yiyin. Omega 3 adı verilen yağ asitleri içeren balık sağlığınıza önemli katkılar sağlayacak bir besindir. Balık yiyerek hem sağlıklı hem de ince kalabileceksiniz. Doktorumuz Mehmet Öz’ün özellikle somon, sardalya, uskumru ve ton balığını öneriyor.

5. Domates yiyin. Haftada en az 10 kaşık pişmiş domates ürünü yiyerek prostat ve diğer kanserlerin riskini azaltan antioksidan likopen elde edebilirsiniz. Bir haftada 10 kaşık ketçap(katkı maddesi içermeyen) ya da kendi hazırladığınız domates sosu sağlıklı dozu almanızı sağlayacaktır.

6. Doktorunuz Mehmet Öz sıcak patatesten kaçınmanın yanında aşağıdaki besinlerden de kaçınmanızı öneriyor:
a. Trans ve/veya doymuş yağ içeren bütün yiyecekler
b. Beyaz yiyecekler; beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz makarna, krema sosları. Beyaz yiyecekler yüksek oranda işlenmiş ve yağ içeren besinlerle birlikte alınmaktadır ve bunlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
c. İçindekiler bölümünde yüksek fruktozlu mısır şurubu(high fructose corn syrup (HFCS) ) içeren basit şekerler bulunan ürünler. Bunlar kan şekerinizi arttırarak yüksek kalorili yiyeceklerle beslenme arzunuzu arttırır.

7. Yemek yemeden önce su için. Her yemekten önce 1 ya da 2 bardak su içmeniz biraz doymanızı ve böylece fazla yemek yememenizi sağlar. Bu da sağlıklı kiloya kavuşmanın kolay bir yoludur.

8. Mehmet Öz’e göre aşağıda saydığımız besin destek ürünlerinden her gün almalısınız: a. En az 800 mikrogram folat, 400 IU D vitamini, 1,200 miligram kalsiyum ve 400 miligram magnezyum içeren vitamin ve mineraller b. Eğer balık yemiyorsanız, kalbe yararlı olan bu yağ asitlerinden 2gram içeren omega 3 besin destek ürünü.


YOĞURT İLE GÜLÜMSEYİN-Mehmet ÖZ

Elinize bir kase yoğurt alın ve gülümseyin. Ama formunuzu korumanıza yardımcı olduğu ya da lezzetli olduğu için değil, bunların yanı sıra gülümsemenizin her zaman mükemmel kalmasını sağladığı için... (Tabii yağsız ve şekersiz yoğurt olduğundan emin olun.)

DİŞ ETİ ÇEKİLİYOR

Araştırmalar gösteriyor ki; yoğurt yiyen insanlar, yemeyenlere göre, daha az diş eti çekilmesi sorunu ve diş kaybı yaşıyor. Diş eti çekilmesinin birçok nedeni olabilir. Hatta diş eti çekilmesine neden olan bakteri, ayrıca iltihaplanma ve damar sertliğine de yol açabilir. Diş eti çekilmesi ise, kalp krizinden kırışıklığa, hatta iktidarsızlığa kadar pek çok probleme neden olabilir. İşte burada yoğurt devreye giriyor. Yoğurdun içindeki sağlıklı bakteri, bağırsaklarınızdaki bakteriyi etkisiz hale getirip sindiriminizi kolaylaştırdığı gibi, ağzınızdaki zararlı bakteriyi de etkisiz yapıyor.

BEŞ KAŞIK YETERLİ
Ağzınız ve tüm sağlığınızın iyiliği için, günde sadece beş-altı kaşık yoğurt bile inanılmaz işe yarar. Ama unutmayın; yoğurt, diş ipinin yerini tutmaz! (Üzgünüz ama gün içinde çok daha zor işler yapıyorsunuz, dişlerini diş ipiyle temizlemek o kadar da zor olamaz!) Sağlıklı ve gülünce güzel görünen bir ağız için ikisine de ihtiyacınız var, ayrıca doğru bir diş fırçalama tekniğine de...

GÜNDE 13 CEVİZLE İÇTEN DIŞA GENÇLİK
Kalbinizi ve damarlarınızı, çocukken olduğu gibi genç tutmak istiyorsanız; dört hafta boyunca günde 13-21 tane ceviz yiyin. İşte, bu kadar basit! Bir araştırmada bir grup insan, günlük diyetlerindeki, son derece sağlıklı tekli doymamış yağları (zeytinyağı ve mısıryağı gibi) günde 13 cevizle değiştirdiğinde; birkaç hafta sonra kan damarlarının genişlediği, kan akışının daha iyi olduğu görülmüş.

SİHİRLİ BİR ETKİSİ VAR
Bir araştırmada, haftanın altı günü ceviz sayısı 21'e çıkarılmış ve kötü kolesterol LDL seviyesinin yüzde 20 oranında düştüğü görülmüş. Önemli çünkü bu, kalp krizi ve felç riskinin yüzde 18 oranında düştüğü anlamına geliyor. Genel inanışa göre kalp ve damarlara (ayrıca beyin, göz ve eklemler için de faydalı) cevizdeki Omega-3 yağları iyi geliyor. Bu doğru ama sadece Omega-3 tek başına LDL'yi bu kadar düşürmeyi başaramaz. Bu da cevizde bir başka etken madde olabileceğini akla getiriyor. O her ne olursa olsun, adeta bir sihir etkisi taşıyor. Cevizi sadece çerez olarak değil, yemeğinize ve salatanıza ekleyerek de yiyebilirsiniz.

RAHAT SİNDİRİM İÇİN YEDİKLERİNİZİ ELEYİN!
Hayatınızda birçok şey bağırsaklarınızın işleyişini etkileyebilir ama akşam yemeğinizin bu etkenlerden bir tanesi olmamalıdır. Midenizi yumuşatmak için sevdiğiniz şeylerden vazgeçmeniz gerekmez. Kesin suçluları gıda elimine testiyle belirleyin. Bu test hiç ağrılı değildir ve uygulamak için evden çıkmanıza bile gerek yoktur.

ÜÇ GÜNLÜK TEST
Üç gün için bir grup yemeği (süt ürünleri, tahıllı ürünler, şekerli veya yapay renkli gıdalar) sıralayın ve eleyin. Bu grupları yemediğinizde midenizde ve enerji seviyenizde ne gibi değişiklikler olduğunu not edin. Sonra elediğiniz bu grupları tekrar beslenme programınıza ekleyin ve değişiklikleri görün. Bu testle, hangi gıdaların sizi harika hissettirdiğini öğrenmekle kalmayacak; nelere alerjiniz olduğunu da göreceksiniz. Düşük dereceli gıda alerjilerinin belirtileri nezleye benzer ve baş ağrısı da görülür. Bu testle sadece alışkanlıktan bazı gıdalardan uzak kalabileceksiniz.

DERİN NEFES ALARAK CİLDİNİZİ RAHATLATIN
İçinize attığınız stres bir şekilde dışarı çıkmanın yolunu bulur. Stres varsa, bedelini cildiniz öder. Strese maruz kalmış ciltler sedef hastalığı ve egzama gibi cilt hastalıklarına elverişlidir. Stresten kurtulmak için yoga dersleri ve yürüyüş seansları yapıyorsanız, cildinizin iyiliği için devam edin. En azından birkaç derin nefesle rahatlayın. İçinize çektiğiniz hava bir dalga gibi belinizden vücudunuza yayılır. Soluğunuzu verirken de karnınızı içeri doğru çekin.

BELİ KALINLAŞTIRAN YEMEK EFSANELERİ
Bazı insanlar sadece kek yemeyi düşünerek bile kilo aldıklarını söyler. Aslında bir açıdan haklı olabilirler. Yediğinizi düşündüğünüz yanlış besinler, belinizin kalınlaşmasına neden olabilir. O halde yapmanız gereken; alışkanlıklarınızı ve tarzınızı değiştirmek

Yediğiniz her yağ kiloya dönüşür
Gerçek: Yediğiniz her şey, bağırsaklarınızda sindirilirken vücudunuz tarafından kullanılmazsa, kiloya dönüşme potansiyeli taşır. Burada önemli olan vücudunuzdaki iltihaplanmayı önlemek için, fındık-fıstık ve balıkta bulunan iyi yağları tüketmektir. Ayrıca doğru yağ, kendinizi tok hissetmenizi sağlar. Böylece birkaç saat sonra elinize geçeni yeme ihtiyacı duymazsınız.

Az yağlı yiyeceklerin kalorisi de azdır
Gerçek: Az yağlı yiyecekler, bazen yağlı türleri kadar kalori içerebilir. Çünkü üreticiler, yağı azalttıklarında, yiyeceğe tat vermek için şeker ve sodyum ekler. İçeriği kontrol edin!

1 büyük porsiyon 3 küçük porsiyondan iyidir
Gerçek: Araştırmalar, bütün kalorileri bir yemek türünden alan insanların, kalorilerini üç ayrı yemekten alan insanlara göre daha çok kilo aldıklarını gösteriyor. Düşünün; karnınızı büyük porsiyon bir yemekle doldurunca her seferinde daha fazlasını istersiniz. Yapıcağınız basit; küçük porsiyonlar yiyin ve yemeğe sağlıklı yağlarla başlayın.